sedat's profileBİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİMPhotosBlogListsMore Tools Help

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْم:

sedat gedik

Occupation
Location
Interests
......
This person's network is empty (or maybe they're keeping it private).
Photo 1 of 33

Windows Media Player

No list items have been added yet.
  • Send a private message
  • Subscribe to RSS feed
  • Tell a friend
  • Add to My MSN
  • Add to Live.com
  • Add to your network
No list items have been added yet.

Xbox Live Recent Games

An error occurred loading this module.

No list items have been added yet.

There are no entries in this blog.



SELAMUN ALEYKÜM ARKADAŞLAR BU MSN ADRESİM VE ALANIM İPTAL EDİLMİŞTİR TEŞEKKÜRLER YENİ SPACE ALANIMIZA GİRMEK İSTİYORSANIZ LÜTFEN AŞAGIDAKİ LİNKİ TIKLAYINIZ ALLAH'IN SELAMI VE RAHMETİ ÜSTÜNÜZE OLSUN İNŞALLAH....

HAKKILIZI HELAL EDİNİZ....

 

 

http://cid-9afbf4a4f8af48e3.spaces.live.com/?lc=1055

 

 

 

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
su perisi fcwrote:
:):)
June 16

       

 

http://damardan-kalbe44.spaces.live.com

 
SİMİT PARASI


Ölüm bir yokoluş değil!!! Bilakis ruhun yeni bir elbise giymek üzere,
beden elbisesini çıkarmasıdır.

Günün son dersinin sonuna gelinmişti. Öğrenciler çıkmak için
sabırsızlanıyordu. Defter ve kitaplarını çantalarına koydular. Zil
çalar çalmaz, dışarı çıkmak için hazırdılar. Yalnız, Ahmet
hazırlanmamıştı.Gecikmek için de elinden geleni yapıyordu.Nihayet zil
çaldı. Öğrenciler bir anda kapıya yöneldi. Ali, yerinden kalkmadı.
Ağır ağır eşyasını topladı. Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor,
bir yandan da arkadaşlarının gitmesini bekliyordu.


Öğretmeni, onun bu hâlini fark etti:
- Hayrola Ahmet, dedi. Eve gitmeyecek misin?

Ali, son arkadaşının da çıktığını görünce cevap verdi:
- Sizinle konuşmak istiyordum öğretmenim.
- Peki, dedi öğretmeni. Ne söyleyeceksin bakalım?
- İlhan arkadaşımız var ya...
- Evet, ne olmuş İlhan'a?
- Durumları pek iyi değil galiba. Annesi, beslenme çantasına pekiyi
şeyler koymuyor.
- Ee?
- Ona yardım etmek istiyorum. Ama benim yardım ettiğimi bilirse
üzülür. Günde bir simit parası biriktirip her hafta size versem, siz
de ona verseniz?

Cebinden bir avuç bozuk para çıkarıp öğretmenin masasının üzerine
koydu. Nurhan Öğretmen, paraya dokunmadı. Sandalyesine oturup
düşündü.Ahmet hakkındaki bilgilerini yokladı. Bildiği kadarıyla
ailesinin durumu pekiyi değildi. Bu çalışkan ve sevimli öğrencisi, ne
kadar da iyi niyetli ve düşünceliydi. Zengin bir ailenin çocuğu
değildi. Buna rağmen yardım etmek istiyordu. Üstelik yardım ettiğinin
bilinmesini istemiyordu.

Nurhan Öğretmen:
- Dur bakalım Ahmet, dedi. Bildiğim kadarıyla sizin de maddî
durumunuz
pekiyi değil. Yanlış mı biliyorum?
- Doğru biliyorsunuz öğretmenim. Babam gündelikçi. Çoğu zaman iş
bulamıyor. Ama ben de çalışıyor, para kazanıyorum.
- Nerede çalışıyorsun?
- Simit satıyorum.

Nurhan Öğretmen yine durup düşündü. İyiliğin bu kadarına ne demeliydi
şimdi. Bunun gerçekleşmesi zordu. Onu, bundan vazgeçirmek için bir
çare bulmalıydı. Bunu yaparken, sevimli öğrencisini de kırmamalıydı.
Onunla biraz daha konuşursa, belki bir yolunu bulurdu.

Nurhan Öğretmen, Ahmet'e döndü:
- Büyüyünce ne olmak istiyorsun, diye sordu.
- Çok zengin bir işadamı...
- Niçin?
- İnsanlara daha çok yardım etmek için...
- Güzel, dedi Nurhan Öğretmen. Bak şimdi Ahmet, İlhan'ın ailesinin
durumu pekiyi değil; bu doğru. Ama sizinki de bundan pek farklı değil.
İstersen acele etme; çok zengin olduğun zaman insanlara yardım
edersin.Olmaz mı?
- Olmaz, dedi Ahmet. Şimdi yapmalıyım.
- Neden olmaz?
- Üç sebepten dolayı olmaz.

Birincisi: Bu para zaten benim değil. İyilik ettiğim için Allah, beni
insanlara sevimli gösteriyor. İnsanlar da bundan etkileniyor, daha çok
simit alıyorlar. Bu sayede gün boyu çalışanlardan bile fazla simit
satıyorum. Hele mahallede Hasan Amca var, her gün iki simit alıp
güvercinlere veriyor.

İkincisi: "Ağaç yaş iken eğilir." deniliyor. Şimdiden iyilik yapmayı
öğrenmezsem büyüdüğümde hiç yapamam.

Üçüncüsü ise daha önemli: Büyüdüğüm zaman çok zengin bir işadamı olmak
istiyorum. Zamanında yatırım yapmayanlar büyük işadamı olamazlar.

Nurhan Öğretmen, karşısında büyük biri varmış gibi dinliyordu:
- Bu sonuncusunu pek iyi anlayamadım, dedi.?
- Açıklayayım öğretmenim, dedi Ahmet. Şimdi, çok zengin olmadığım
için, ancak günde bir simit parası kadar yardım edebiliyorum. Bundan
fazlasını veremem. Allah, Cennet'i gücü kadar iyilik edene veriyor.
Şimdi gücüm bu olduğuna göre Cennet'in fiyatı birkaç simit parası
kadardır. Eğer zengin olmadan ölürsem birkaç simit parasıyla Cennet'e
girebilirim. Bundan daha kârlı bir yatırım olur mu?

Nurhan Öğretmen'in gözleri dolmuştu. Başını "Evet" anlamında sallarken
Ahmet'i evine yolladı.

Sınıfa geri dönerken okulun boşaldığını fark etti. Eşyalarını toplamak
için masasına döndüğünde Ahmet'in bıraktığı parların masaüstünde
kaldığını fark etti. Sandalyesine gayrı ihtiyarı oturdu ve paraları
eline aldı. Hiçbir para ona bu kadar kıymetli gelmemişti. Sanki elinde
dünyanın en kıymetli incilerini, yakutlarını, elmaslarını tutuyordu.
Hatta bu paralar onlardan bile kıymetliydi. Öyle bu paralar, Bu bozuk
SİMİT paraları, Cenneti satın alabilecek paralardı. Sanki hiç bırakmak
istemeyen bir duygu ile sımsıkı kavradı bu bozuk simit paralarını.

Oturduğu yerden kalkamadı Nurhan Öğretmen. İçinin dolduğunu, Tarif
edilemeyen duygulara boğulduğunu hissetti. Birden boşalan sağanak
yağmurlar gibi ağlamaya başladı. Ağladı ... Ağladı.

Kendine geldiğinde akşam olmuştu. Yavaş yavaş sınıftan çıkıp okuldan
ayrılırken bekçi Sadık " Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak,
Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak" diye Nurhan öğretmenin
sayıkladığını duydu. Bekçinin hayretler içinde " Ne dediniz hocam "
demesini bile duymayan Nurhan öğretmen bekçinin şaşkın bakışları
altında akşamın alaca karanlığına karışıvermişti.

http://damardan-kalbe44.spaces.live.com

 

                            

ZEKERİYA KAPAN         

Oct. 4
ahmed akwrote:

Hani umuda sevdalanmıştık
Hani Rabbe sevdalanmıştık
Hani Rabbe sevdalananlara sevdalanmıştık
Hani her daim en sağlama yönelecektik
Hani en zayıf anımızda O'na sarılacaktık
Hani yakarışımız en merhametliyeydi
Hani yönelişimiz yalnız hayraydı
Hani birbirimize sımsıkı sarılacaktık

Beklenen neden fani, o faniye bağlanış ve ondan görülmeyen ilgi veyahut kötülük neden bizi yıkıyor.BİZ BU KADAR BASİTMİYİZ.Rabbi vekil kıldık ve buna tüm kalbimizle inandık peki o zaman biz O'na ve onun emirlerine sımsıkı sarılırsak sizce bizi ne yıkabilir.

Yıkılışımız nefsimizdendir...Eksikliğimizdendir...Benliğimizde ndir...
Yıkılmışız Ya Rabb senin emirlerini yerine getirmek için dirilt bizi.
Yıkılmışız Ya Rabb senin emirlerini yerine getirmek için dirilt bizi.
Yıkılmışız Ya Rabb senin emirlerini yerine getirmek için dirilt bizi.

Umuda sevdalıyız,
Umudu veren Rabb'e sevdalıyız,
Belki bu sevdanın hakkını veremiyoruz ama,
Bu sevdanın hakkını verenlere sevdalıyız
Ve bu sevdanın hakkını verme çabası ve arzusu içerisindeyiz inşaallah

Image Hosted by ImageShack.us

selam ve dua ile kardeşim

Sept. 27
bakiwrote:

img379/728/outip7.jpg

www.spaceekle.tr.gg  Spacenizi Tanıtmanın En Kolay Ve En Güzel Sitesi
Sept. 19
.wrote:

Sept. 15